Galatasaray'ın sezon başında Lokomotif Moskova'dan transfer ettiği Aleksey Batrakov, sarı-kırmızılılarda başarılı bir grafik sergiliyor… Rus futbolcuyu keşfeden altyapı antrenörü Andrey Nagibin, HT Spor'a özel açıklamalarda bulundu.
Galatasaray'da performansını gitgide yukarı çeken Rus futbolcu Aleksey Batrakov'u keşfeden altyapı antrenörü Andrey Nagibin, 21 yaşındaki genç ismin çocukluk yıllarını ve sarı-kırmızılılardaki yeni dönemine dair HT Spor'a özel açıklamalarda bulundu.
Aleksey'i ilk kez Orekhovo-Zuyevo şehrindeki bir salon futbolu (futsal) maçında gördüm. Aslında oraya tesadüfen uğramıştım. Göze çarpan ilk şey fiziksel farkıydı; oynayan diğer futbolculardan belirgin şekilde küçük olduğu görünüyordu. Bir teknik direktör olarak benim dikkatimi çeken şey ise, onun sıra dışı zekası ve yaşına göre oldukça olgun olan oyun içi kararlarıydı.
Transfer süreci aslında basitti. Ailesiyle iletişime geçtim ve onları Lokomotiv Akademisi'ndeki seçmelere davet ettim. Düşünmek için birkaç gün istediler ve sanırım 3 gün sonra geri arayıp Lokomotiv Akademisi'nde kendilerini denemeye hazır olduklarını söylediler.
O an için bugünlere geleceğinden herhangi bir şüphem yoktu. Benim en büyük isteğim, bu çocuğa profesyonel bir futbolcu olma, ülkenin en iyi çocuklarından oluşan seçilmiş oyuncuların arasında en iyi niteliklerini sergileme fırsatını vermekti. Tabii ki Orekhovo-Zuyevo'daki futbolcuların seviyesi çok daha basitti. Bu yüzden sadece Aleksey'in her şeyi başarması yönünde düşüncelerim ve isteklerim vardı.
Diğer futbolcularla kıyaslandığında en belirgin eksiklerinin fiziksel yapısı ve fiziki özellikleri olduğu açıktı. Sanırım ilk birkaç yıl boyunca yapılan testlerde Aleksey hep risk/geride kalan gruptaydı. Bildiğim kadarıyla bu fiziki yetersizlikler yüzünden takımdan gönderileceği korkusuyla hep endişelenirdi.
Biz ise çocukluk döneminde her zaman bireysel becerilerin geliştirilmesine odaklandık. Bire-bir oyunları ve küçük gruplar halindeki maçları çok fazla oynattık. Bütün antrenmanların oyun formatında geçmesinin ve bu egzersizlerin büyük katkısı olduğunu düşünüyorum. Fiziki niteliklerin gelişimi oyunlar ve bayrak yarışları üzerinden sağlandı. Bu program sayesinde Aleksey bireysel, teknik ve teknik-taktik özelliklerini geliştirip ilerleme kaydetmeyi başardı.
Futbol yeteneğinin yanı sıra Aleksey tam bir savaşçıdır, karakter sahibidir. Bunu doğrulayan ilk şey, birkaç yıl boyunca antrenmanlar için Orekhovo-Zuyevo'dan Moskova'ya gidip gelmiş olmasıdır. Bazen babasıyla arabayla, bazen trenlerle gidip gelirdi, ödevlerini trenlerde yapardı. Bir insanın profesyonel futbolcu olma yolundaki azmini, isteğini ve iradesini düşünebiliyor musunuz? Böyle konforsuz şartlarda yaşayarak, tek yönü 2 saat süren tren yolculuğu —sadece tek yönü— artı metro, yolda ders çalışması ve bir şeyler yemesi gerekiyordu.
Yatılı akademiye (internat) girene kadar bu dönemin üstesinden çok başarılı bir şekilde geldi. Sonrasındaki yatılı okul süreci de ayrı bir hikaye. 13 yaşında bir çocuk, ailesinden uzakta tek başına; elbette bu bir stres ve huzursuzluk kaynağı. Ama Aleksey bunun da üstesinden geldi, bu yüzden onu tam anlamıyla bir 'savaşçı' olarak tanımlayabilirim.
Çocukluğundan beri, bana göre Aleksey oldukça pes etmeyen, mücadeleci biriydi. Kaybetmeyi hiç sevmezdi. İlk zamanlar, benim ve Sergey Aleksandroviç Kloçkov'un çalıştırdığı kendisinden bir yaş küçük çocuklarla, 2006 doğumlular takımıyla antrenman yapıyordu. Bu, onun biraz uyum sağlaması içindi; çünkü kendi yaş grubu olan 2005 doğumlular açıkça daha güçlü ve daha hızlıydı. Çocuğu akademiye kademeli olarak kazandırmak ve fiziksel açıdan kendisinden çok da farklı olmayan çocuklarla adapte olmasını sağlamak istedik.
Tabii ki oyun içi kararlarıyla ve zekasıyla öne çıkıyordu. Bazen öyle standart dışı paslar görüyordu ki, sahada tıpkı yetişkinlerin konumlandığı gibi sıra dışı pozisyon alıyordu. Bence çocukluktaki bu durum bir yetenektir, doğuştan gelen bir şeydir. Aleksey bu nitelikleri geliştirip şu an Şampiyonlar Ligi'nde oynamasını sağlayan seviyeye getirdiği için büyük bir tebriği hak ediyor. Ama yetenek kesinlikle onda vardı.
Kaynak: Habertürk → Orijinal Haber



