UEFA Uluslar A Ligi 2. haftasında A Milli Futbol Takımımız, Bursa'da İtalya ile karşı karşıya gelecek. Kritik karşılaşma öncesi Fatih Terim, iki milli takımı değerlendirdi ve çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Fatih Terim, Türkiye – İtalya maçı öncesi İtalyan basınından La Gazzetta dello Sport'a özel açıklamalarda bulundu.
Çok önemli bir maç çünkü hem İtalya hem de Türkiye’nin galibiyete ihtiyacı var. Milli takımınızın ne kadar zor bir dönemden geçtiğini biliyoruz, ancak bu, Türkiye için de Dünya Kupası’nın ardından yeniden başlangıç yapmak için iyi bir fırsat.
– Hakan Çalhanoğlu ve Kenan Yıldız olmadan işiniz kolay olmayacak.
Onların yokluğu hissedilecek çünkü ikisi de kaliteli oyuncular. Ancak Türkiye kadrosunda Arda Güler gibi olağanüstü bir yetenek ve çok gelecek vaat eden bir oyuncu olan Can Uzun da var. Bu tür maçlar, sorumluluk üstlenmek için birer fırsattır.
En önemlisi, göstereceğimiz karakter olacak. İtalya ile oynarken cesur ve akıllı olmak gerekir: En ufak bir hatadan bile yararlanacak deneyime sahip bir rakiple karşı karşıya geliyorsunuz.
– Dünya Kupası’nın ilk turunda elendikten sonra, nasıl bir Türkiye göreceğiz?
Potansiyelimize her zaman inandım çünkü bu ülke, en üst düzeyde oyuncular yetiştirebilecek bir futbol kültürüne ve yetenek havuzuna sahip. Ancak sonuç almak için istikrar, disiplin ve doğru zihniyet gerekiyor. Dünya Kupası gibi büyük turnuvalar, güçlü ve zayıf yanları ortaya koyar, ama aynı zamanda iyileştirilmesi gereken alanları da gösterir. Önemli olan ders çıkarmaktır.
Rakip güçlü olmasına rağmen takım maçta varlığını sürdürdü. Bazı karşılaşmalarda sadece sonuca değil, performansa, mücadele ruhuna, gol fırsatları yaratma yeteneğine ve zor anlarda gösterilen tepkiye de bakmak gerekir. Türkiye için şu anda bir futbol kimliği oluşturmak önemli. Sabır ve azim gerekiyor.
– Montella'nın çalışmalarına ne diyorsunuz?
Onu çok iyi tanıyorum ve hem oyuncu hem de teknik direktör olarak kariyerini takip ettim. Futbolu anlayan, maçı iyi okuyan ve kendine özgü fikirleri olan bir teknik direktör. Dünya Kupası’ndan sonra Vincenzo ile devam etme kararı, federasyonun ona duyduğu güvenin ve yaptığı çalışmanın bir sonucudur. Ben her zaman istikrarı savunmuşumdur, çünkü bir takımın belirli bir oyun stilini bulması zaman alır. Birkaç yıl önce Uluslar C Ligi’nde olduğumuzu düşünürsek, hem o hem de takım övgüyü hak ediyor.
Kaynak: Habertürk → Orijinal Haber



