Sultanlar Ligi’nde 15. şampiyonluğunu kazanan VakıfBank’ta başantrenör Giovanni Guidetti, başarılarının arkasındaki en büyük gücün kulüp kültürü, istikrar ve sürekli gelişim anlayışı olduğunu vurguladı. Guidetti, ayrıca Fenerbahçe hakkında da açıklamalarda bulundu.
VakıfBank başantrenörü Giovanni Guidetti, Volleyballit’e verdiği röportajda kulüp yapısı ve istikrarın önemine dikkat çekti. İtalyan çalıştırıcı, Fenerbahçe için de değerlendirmelerde bulundu.
Giovanni Guidetti'nın açıklamaları şu şekilde oldu:
"Birçok şey var. İlki, kaybettiğinizde bile sizi destekleyen bir kulübün arkada olması. Çünkü sürekli kazandığınızda her şey kolaydır ama biz her zaman kazanmadık. Hatta kaybederek başladık. Play-off'larda birinci olmuştuk ve sekizinci sıradaki takıma karşı kaybettik. Ama devam ettik. Kötü yıllarda bile, projeye büyük bir sağlamlık kazandırma fikri her zaman vardı."
Kadro ve oyuncu seçimlerinde bana her zaman tam özgürlük tanıdılar. Sınırsız bir kadromuz ya da sınırsız bir bütçemiz yok. Kazandığımız uzun yıllar boyunca, en yüksek bütçeye sahip takım bile değildik. Ancak her zaman özgürlüğüm vardı ve bunu büyük bir avantaj olarak görüyorum.
Her iki-üç yılda bir teknik ekipten bir-iki kişiyi değiştiriyorum. Genelde yabancı isimler alıyorum; bana bilmediğim şeyleri, yeni bakış açılarını getiriyorlar. Bu da oyunculara farklı motivasyon sağlıyor. Örneğin bu yıl uzun süredir birlikte çalıştığım yardımcımı değiştirdim ve Sırp bir yardımcı aldım. Ayrıca hücum antrenörü ekledim. Uzun yıllar sonra bazı oyuncularla ilişkiler fazla alışılmış hale gelebiliyor; yenilik önemli.
Biz, en iyisi olmak istemediğimizi, her zaman kendimizi geliştirme konusunda en iyisi olmak istediğimizi söylemeyi seviyoruz. Ruh tam da bunda yatıyor: kulübün, oyuncuların, teknik ekibin ruhu. Her yıl zorlu geçiyor, zira Türkiye’de benzer bütçeye sahip en az üç takım var. Bazen, bu yıl olduğu gibi, bütçe açısından üçüncü sırada bile kalıyoruz.
Birçok oyuncu bu yüzden geliyor. Bazen diğerlerinden daha az teklif veriyoruz ve herkesi tutamıyoruz. Örneğin bu yıl, daha iyi bir teklif aldığı için bir oyuncumuzu kaybettik. Ancak geçmişe bakarsak, Gabi bize geldiğinde zaten Gabi'ydi ama sonra dünyanın en iyisi oldu. Haak geldi ve patlama yaptı. İki yıl önce Marina Markova'yı kim tanıyordu ? Bu tür riskleri almayı seviyoruz.
Bir sistem gerekiyor ve şans da lazım. Markova konusunda muhtemelen diğerlerinden önce videosunu izleme şansına sahip oldum ve ‘Bunu almalıyız’ dedim. Ama onun bugün olduğu gibi bir oyuncu olacağını düşünmek hiç de kolay değildi.
Tijana ile her zaman özel bir ilişkim oldu. Sırbistan'daki deneyimim benim için pek başarılı olmasa da, tüm deneyimlerim gibi bana çok şey öğretti. Onu dünyanın en iyi iki veya üç pasöründen biri olarak görmemek büyük bir haksızlık olur. Son on yıldır her zaman en iyiler arasında gösterildi. İki Dünya Şampiyonası, Avrupa Şampiyonası ve Olimpiyat madalyaları kazandı. Ancak kulüp düzeyinde istediğini elde edememişti ve bir oyuncu bu durumda kendine sorular sorar. Muhtemelen bu yıl bazı düşünceler kafasından silindi ve bu da onun daha da gelişmesini sağlayabilir.
Marcello Abbondanza olağanüstü bir iş çıkardı. Fenerbahçe, ev sahipliği yaptığı Şampiyonlar Ligi Final Four'dan elenmiş, bu hem kulüp hem de oyuncular için ağır bir darbe olmuştu, ardından da Türkiye Kupası yarı finalinde mağlup olmuştu. Yönetmesi çok zor bir durumdu. Onların kötü oynadığı, bizim ise 3-0 kazandığımız 1. maçın ardından, kartları yeniden dağıtmakta, oyuncu değişiklikleri yapmakta ve oyuncularını yönetmekte çok başarılı oldu.
Kaynak: Hürriyet → Orijinal Haber

