Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, D-Smart ekranlarında yayınlanan ve Berke Kosova’nın sunduğu "Haftanın Konuğu" programına konuk oldu.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, D-Smart ekranlarında yayınlanan ve Berke Kosova’nın sunduğu "Haftanın Konuğu" programına konuk oldu.
"SADECE ÜLKEMİZDE DEĞİL, BÜTÜN DÜNYADA BİR AKIM VAR"
Spora olan ilgiyi bir talep olarak gördüğünü belirten Prof. Dr. Arel Gereli, "İnsanlar şu an sedanter bir yaşam sürüyor. İster masa başı çalışanı olsun ister normal hayatında olsun, bireylerin hareket alanı giderek azalıyor. Böyle olunca insanlar ağrı yaşamaya ve vücutlarındaki sertliği hissetmeye başlıyor," sözleriyle konuşmasına başladı. Açıklamalarına devam eden Gereli, "Bu durum artık bir moda hâline geldi; her yerde spor yapan insanları görüyoruz. Sadece ülkemizde değil, bütün dünyada böyle bir akım var. Spora teşvik, talebi ve ihtiyacı da beraberinde getiriyor. O yüzden bu süreci bilinçli ve kontrollü yürütmek; spora nasıl başlanacağını ve sürecin nasıl sürdürüleceğini doğru analiz etmek çok büyük önem taşıyor," diye vurguladı.
"ARTIK 'PADEL SPORCUSUNUN OMUZU' DİYE BİR DURUM DA VAR"
Bu tabloyu esas olarak 2017-2018 yıllarında öngördüğünü ifade eden Prof. Dr. Arel Gereli, şunları söyledi:
"Masa başı çalışanlarda özel hastalıklar görülüyor. Kol kası, el, omuz ve dirsek bölgesinde bu rahatsızlıklara sıklıkla rastlanıyor. Bu nedenle 'Ofis Hastalıkları Haftası' adı altında bir süreç başlattım. Buradaki amacım; ofis çalışanlarının, masa başı çalışanların ve özellikle beyaz yakalıların bu hastalıklardan nasıl korunabileceklerini ve sportif faaliyetlerde nelere dikkat etmeleri gerektiğini ortaya koymaktı. Pandemi süreci zaten bu durumu iyice ayyuka çıkardı. Biz önceden 'ofis hastalıkları' diye anlatıyorduk, süreç 'home-office hastalıklarına' dönüştü. Çünkü insanlar evde, masa başı çalışanlar ise mutfak masasında çalışmak zorunda kaldı. Pandemi döneminde insanların çok uygunsuz pozisyonlarda saatlerce evden çalıştığını belirten Gereli, bu durumun toplum sağlığı üzerinde belirgin olumsuz sonuçlar yarattığını vurguladı.
Sözlerine devam eden Gereli, "Biz de bu süreçleri çeşitli basın bültenleri ve sunumlarla dile getirdik; gerçekten de toplumda bir karşılık bulduğunu gördük. Şimdi ise yükselişte olan bazı sporlarla yoğun olarak uğraşan beyaz yakalılarda, branşa özel bazı rahatsızlıkların ortaya çıktığını gözlemlemeye başladık. Son dönemde çok popüler olan spor branşlarından örnek verebiliriz: Örneğin bir tenis sporcusunun kol ve dirsek bölgesinde oluşan sağlık problemlerinin, sadece tenis branşında değil, yoğun cep telefonu kullanan bireylerde de görüldüğü açıklanabilir. Nasıl 'tenisçi dirseği' diye bir durum varsa, artık 'padel sporcusunun omuzu' diye bir kavram da var," şeklinde konuştu.
"BU DURUM TEKRARLAYAN MİKRO YIRTIKLAR OLUŞTURUYOR"
Masa başı veya beyaz yakalı bir çalışanın temelde üç ana noktadan sıkıntı yaşadığını belirten Gereli, bu nedenleri şöyle sıraladı:
"Birincisi, durmaktan kaynaklanıyor. Uzun saatler hareketsiz kalındığında bütün kasları devamlı kasmanız gerekiyor ve kaslar kasıldıkça sertleşmeye başlıyor. İkincisi, kötü pozisyonda durmaktan oluşuyor. Omuz başının kulak hizasında olması gerekirken herkes giderek içe kapanmaya başladı. Bu durumda ön taraftaki kaslar kasılıyor, kürek kemiği arkadan göğüs kafesine yapışıyor ve kaslar sertleşiyor. Üçüncüsü ise tekrarlayan hareketler yapmamızdan kaynaklanıyor. İster çalışalım ister evde duralım, her gün telefon kullanıyoruz, ekrandı kaydırıp bir şeylere bakıyoruz. Ev hanımlarının gündelik yaptığı işler ya da havalimanında kabin bagajı yerleştirmek gibi durumlar devreye giriyor. Böyle olunca sertleşmiş dokularımızı küçük küçük zorlayarak söküyoruz."
Kaynak: Hürriyet → Orijinal Haber


