Spor yazarları, Beşiktaş'ın Başakşehir maçındaki galibiyetini değerlendirdi. İşte yazarların yorumları…
GÜNTEKİN ONAY: "Beşiktaş dün eksiklerine rağmen tam 40 kez rakip ceza sahasında topla buluştuğu, rakibine pozisyon vermediği maçı hak ederek kazandı ve Galatasaray-Fenerbahçe derbisi haftasında çok önemli bir 3 puanı cebine koydu." [Hürriyet]
TURGAY DEMİR: "Bu sezon pes etmeyen, maçı hiçbir zaman bırakmayan bir Beşiktaş var diyoruz. Her neyse… Bu maçı kazanmak çok önemliydi ve Beşiktaş kazandı. Hem de Ümit Öztürk gibi saçma düdüklerle atakları kesen, avantaj kuralından bihaber bir hakeme rağmen! Öte yandan Italiano da hem yaptığı değişikliklerle oyunun gidişatını etkiledi hem de maç boyunca takımın on ikinci adamı gibi 90 dakikanın her anını yaşadı. Yüreğine sağlık!" [Fotomaç]
Bilal Meşe: "Hep yazdık, çizdik, büyük takımsan çık kardeşim iki forvetle, elini tutan mı var? Itailano, 65’te Ndidi’nin yerine Oh’u sahaya sürdü. İyi ki de sürdü. Oh 76’da Kartal’ın çilingiri oldu, rakip savunmayı çökertti! Italiano’nun Trossard’ı zaman zaman merkeze çekmesini çok doğru buldum. Neden mi? Böylesi tekniği yüksek bir Trossard’ı çakılı oynatmanın doğruluğunu hiç kimse bize savunamaz. Özellikle savunma ağırlıklı oynayan takımların belalısı olur. Valla şu Olaitan’ın Kartal’a kazandıran kimse ona teşekkür etmek gerekir. Kaç paraya geldi, bilemem, topu ayağına aldığı anda rakip eksiltiyor, fırsat bulduğu anda da golle performansını taçlandırıyor. Olaitan 89’da sağıyla nefis vurdu, topu çatala gönderirken olası puan kaybına da set çekti. Dileriz, Italiano Başakşehir maçından ders almıştır, öyle abuk subuk rotasyonlara da son verir!" [Milliyet]
FATİH DOĞAN: "Başakşehir karşısında sabrının karşılığını ikinci yarıda gelen 2-0'lık galibiyetle aldı ve adeta meydan okudu: 'Avrupa'da da Süper Lig'de de varım. Sonuna kadar bu yarışın içindeyim.' Beşiktaş kazandı; şimdi mesele bu enerjiyi ve oyun disiplinini devamlılığa dönüştürmek. "İki kulvarda da varım" demenin altını doldurmak." [Sabah]
MURAT ÖZBOSTAN: "Beşiktaş için bu maçın adı üç puan değildi. Bu maç, ayağa kalkmak, üzerindeki baskıyı kırmak ve yeniden kendine inanmak demekti. Başakşehir karşısında yaşanacak bir puan kaybı, siyah-beyazlı takımda bir krizin fitilini ateşleyebilirdi. Çünkü Beşiktaş'ın artık kaybedecek puanından çok, kaybedecek psikolojik gücü vardı. Bir kez daha tökezleseydi, tartışmalar büyüyecek, eleştiriler sertleşecek ve takımın üzerindeki baskı dayanılmaz bir noktaya ulaşacaktı. Ama İtalyan teknik adam buna izin vermedi! Çift forvete dönmek, rakip kalede daha fazla tehdit yaratmak anlamına gelirken savunma dengesinden de bazı şeyleri ödün vermeyi gerektirebilirdi. Üstelik böylesine kritik bir karşılaşmada alınacak yanlış bir kararın faturası ağır olabilirdi. Ama o, risk almaktan kaçınmadı. Beşiktaş'ın savunması görevini yaptı, orta sahası direncini korudu. Ve ardından Oh sahneye çıktı! O gol, sadece ağlarla buluşan bir top değildi. Beşiktaş'ın üzerindeki baskının bir bölümünü alıp götüren, oyunculara derin bir nefes aldıran, tribünlerdeki endişeyi sevince dönüştüren bir andı." [Sabah]
İstanbul'da, 'Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama' suçu kapsamında yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 5 şüpheliden 3'ü çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanırken 2 kişi ise ev hapsi şeklinde adli kontrol şartıyla tahliye edildi
Kaynak: Habertürk → Orijinal Haber



