‘Esnek olmak yetmiyor; kontrollü, dengeli ve güçlü olmak da gerekiyor’

‘Esnek olmak yetmiyor; kontrollü, dengeli ve güçlü olmak da gerekiyor’

Bu yıl 3-5 Nisan tarihlerinde Bulgaristan’da düzenlenen Ritmik Cimnastik Sofya Kupası’na 22 ülkeden sporcular katıldı. Organizasyondan madalyayla dönen genç milli cimnastikçiler Selen Camcı, Alya Arslan ve Ada Kaplan’a başarılarının ardındaki emeği ve hedeflerini sorduk.

Henüz 14-15 yaşındalar ama disiplinleri ve esnekliğin sınırlarını zorlayan performanslarıyla büyük başarılara imza atıyorlar. 2014’ten bu yana düzenlenen Ritmik Cimnastik Sofya Kupası’nda da ülkemizi temsil ederek ‘gençler’ (14-15 yaş) kategorisinde madalya kazandılar. Uluslararası yarışmada Selen Camcı (15) labutta 24.750 puanla gümüş madalyanın sahibi oldu. Alya Arslan (14) top aletinde 22.500 puanla bronz madalya aldı. Ada Kaplan (14) ve Selen Camcı’dan oluşan genç milli takımımız 93.400 puanla üçüncülüğü kazandı. Ada Kaplan çember ve kurdelede finalleri 5’inci sırada tamamladı. Genç sporcular kürsüye uzanan yolculuklarıyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Ritmik cimnastiğe anaokulundayken başlayan Selen Camcı, Ritmik Cimnastik Sofya Kupası’nda ‘Gençler’ kategorisi labut aletinde sergilediği performansla 2’nci oldu ve gümüş madalya kazandı. Camcı bu spora başlama macerasını anlatıyor…

Anaokulunda etüt öğretmenim cimnastiğe yeteneğim olduğunu, mutlaka bu spora başlamam gerektiğini birkaç kez söyleyince babam beni Antalya Gençlik Spor Kulübü’ne kaydettirdi. İlk antrenörüm Sinem Taban Hocamın da büyük etkisi var. Yeteneğimi fark edip beni çok önemsediği ve bana destek verdiği için kendisine minnettarım.

◊ Şu an çalışmalarını nerede sürdürüyorsun? Bu alandaki başarıların neler?

Çalışmalarımı Antalyaspor Kulübü bünyesinde sürdürüyorum. İl birincilikleri, okullararası birincilikler (il ve Türkiye), Türkiye şampiyonası birincilikleri, Balkan şampiyonası birinciliği, ikinciliği, yurtiçi ve yurtdışı özel yarışma birincilikleri, ikincilikleri ve üçüncülükleri yaşadım.

◊ Ritmik Cimnastik Sofya Kupası’nda kazandığın gümüş madalya senin için ne ifade ediyor?

Öncelikle bunu emeğin karşılığı olarak tanımlıyorum. Hedeflerime bir adım daha yaklaştığıma dair motivasyon oldu. Kısa vadede Avrupa şampiyonasında, uzun vadede de olimpiyatlarda derece elde edip ülkeme bu gururu yaşatmak istiyorum.

◊ Labut bir nevi jonglörlük becerisi de gerektiriyor…

Labut aletiyle bütünleşiyorum çünkü labutu insan figürüne benzetiyorum. Onu olabildiğince eğitebilirim diye düşünüyorum. En çok teknik isteyen aletin kurdele olduğunu düşünüyorum. Hem vücudunuz hem de kurdele kesintisiz hareket halinde olmalı. Top ve çemberse ileri seviye el-göz koordinasyonu, denge, vücut hâkimiyeti, esneklik ve refleks isteyen aletler.

◊ Antrenmanlarında en çok zorlandığın ama seni geliştiren çalışma hangisi?

Kaynak: Hürriyet → Orijinal Haber